Türkiye’de görülmesi gereken ilk 6 antik kent

Ülkemiz Hititlerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar tarihte birçok medeniyete evsahipliği yaptığından dolayı, dört bir yanımız kültürel miraslarla dolu. Dahası kültürel, tarihi ve doğal zenginlikler bakımından tam bir cennet. Kültür Bakanlığı’nın yayınladığı listeye göre ülkemizde tam 78 adet antik kent bulunuyor. Bunların büyük bir kısmı da Ege ve Akdeniz’de yer alır.

 

Biliyorsunuz, antik kentler taşınmaz kültür varlıklarımızın başında gelir. Üstelik evrensel değerlere sahip olduklarından dolayı korunup, dünyaya tanıtılması oldukça önemli.

 

Sizler için bu konuda küçük bir araştırma yaptık. İşte Sondakka.com’un seçtiği Türkiye’de görülmesi gereken antik kentler:

 

 

Efes Antik Kenti

 

İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kenti, Cilalı Taş Devri, M.Ö. 6000 yıllarında kurulmuş.  Helenistik, Roma ve Bizans başta olmak üzere, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Efes için Türkiye’nin en önemli turistik merkezlerinden biridir denilebilir.

 

Bugün gezilen Efes, Büyük İskender zamanında kurulmuş ve özerk bir şekilde yönetilmiş. Kentteki bütün caddelerin ve sokakların birbirini dik kestiği “ızgara plan”a göre kurulan şehir, en parlak dönemini Helenistik ve Roma çağlarında yaşamış. Batı ve doğu arasında köprü konumunda bulunan Efes, o dönemki en önemli liman kenti olma özelliğini taşır. Üstelik bu konum Efes’i Roma döneminde Asia eyaletinin başkenti olmaya taşımış.

 

Bunun yanında Efes, Anadolu’nun anatanrıça geleneğine dayalı Artemis kültürünün izlerini taşır. Hatta bu kültürün en önemli eserlerinden biri olan ve dünyanın yedi arıkasından biri sayılan Artemis Tapınağı Efes’te yer alır.

 

Antik çağda en önemli uyarlık merkezlerinden biri olan Efes, tarihte birçok kez yer değiştirdiğinden dolayı kalıntıları 8 kilometrelik bir alana yayılmış durumda. Efes Antik Kent ve civarında yer alan bazı yapıtlar ve eserler şunlardır: Artemis Tapınağı, Celsius Kütüphanesi, Magnesia Kapısı ve Doğu Gymnasiumu, Odeion, Yukarı Agora ve Bazilika, Domitianus Meydanı, Herakles Kapısı, Yamaç Evler, Hamam ve Tuvalet, Hadrianus Tapınağı, Mermer Cadde, Tiyatro Gymnasiumu, Liman Caddesi, Liman Gymnasiumu ve Hamamı, Büyük Tiyatro, Meryem Ana Evi, Meryem Kilisesi, Yedi Uyurlar (Asab-i Keyf), İsa Bey Camii, St. Jean Kilisesi.

 

 

Bergama Antik Kenti Pergamon

 

İzmir’in 100 km kuzeyinde bulunan Bergama Antik Kenti, uygarlık tarihinin en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Adını kahraman Pergamon’dan aldığına inanılır. Bu yüzden Pergamon Antik Kenti olarak da bilinir.

 

Bergama Antik Kenti döneminin sağlık merkezi olma özelliğini taşır. Dahası Bergama’da çeşitli bilimlerin doğuşuna, hatta Anadolu’da gelişen tıp ve eczacılık bilimlerinin ilk örneklerine rastlanır. Kapısında “Tanrılar adına, ölüm buraya giremez!” yazan ilk büyük hastane Asklepion burada bulunur. Günümüzde halen sağlık birimlerini simgeleyen yılan figürü de Bergama’dadır.

 

Bergama’da birçok “ilk”e rastlanır: İlk parşomen, ilk Asya kütüphanesi, ilk büyük hastane, ilk telkinle tedavi, ilk doğal tedavi, ilk farmakoloji, ilk afyon modeli ilaç, ilk kent hijyeni ve ilk tıp ve eczacılık simgesi yılan.

 

İon, Helen, Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan Bergama, Birleşmiş Milletler tarafından seçilmiş “Akdeniz’de ortak öneme sahip 100 tarihi sit” arasında bulunuyor. Bergama Antik Kent’te; Asklepion, Akropol, Bergama Müzesi, Kızıl Avlu ve Kozak Yaylası’nı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.

 

 

Truva Antik Kenti

 

Kaz Dağı eteklerinde, Çanakkale il sınırları içinde yer alan Truva Antik Kenti, 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alır. Troya olarak da bilinen Truva için dünyadaki en önemli antik kentlerden biridir denilebilir. Burada üst üste kurulmuş 9 yerleşim kalıntısına rastlanır. Yani günümüzden yaklaşık beş bin yıl önce kurulduğu düşünülen Truva kenti tarihte 9 kere yıkılıp yeniden kurulmuş.

 

Homeros tarafından yazıldığı düşünülen İlyada Destanı’nda anlatılan Truva Savaşı burada gerçekleşmiş. Peki Hollywood filmlerine konu olan Truva Atı’nın hikayesini biliyor musunuz? Akhalılar uzun yıllar Truva’yı ele geçirmek isterler ancak başaramazlar. En sonunda tanrılardan yardım isterler. Tanrıların verdiği fikir üzerine savaşmaktan vazgeçmiş görünüp, geri çekilirler. Bu sırada da kentin kapısına içi asker dolu olan tahta atı bırakırlar. Truvalılar atı içeri alarak kendi sonlarını hazırlar. Akşam olunca atın içinde bekleyen Akhali askerler çıkar ve Truva şehrini yıkarlar. Bugün kentte yer alan tahta atın 1975 yılında Bir Türk sanatçı tarafından yapılmış bir model olduğunu da belirtelim.

 

 

Zeugma Antik Kenti

 

Zeugma Antik Kenti, Gaziantep’in Nizip ilçesine 10 km uzaklıktaki Belkis Köyü eteklerinde kurulmuş. Büyük İskender zamanında kurulan kente Selevkia Euphrates adı verilmiş. Fırat Nehri kıyısında ve İpek Yolu üzerinde bulunması sebebiyle tarihte önemli bir ticaret merkeziymiş. Roma İmparatorluğu döneminde kentin ismi “köprü”, “geçit” anlamına gelen Zeugma olarak anılmaya başlanmış.

 

Zeugma’yı Anadolu’da bulunan  diğer antik kentlerden ayıran en büyük özellik, bu bölgede gelişen heykeltraşlık ekolü olsa gerek. Hatta burada yapılan birçok eser hem Türkiye’deki hem de farklı ülkelerin müzelerinde sergileniyor.

 

Zeugma Antik kenti Roma döneminden kalma mozaikleri ile dünya çapında ünlü. Burada yapılan kazı çalışmalarında bulunan önemli mozaikler (Çingene mozaiği Zeugma Antik Kenti’nin simgesi haline gelmiş), Mars heykeli, duvar resimleri ve kil mühür baskı koleksiyonu Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

 

 

Alacahöyük Antik Kenti

 

Höyük, çok eski bir yerleşme yerinin zaman içinde toprakla örtünüp yığma tepe haline gelmesine denir. Ayrıca yığma tepe şeklindeki mezarlar da höyük anlamında kullanılır.

 

Türkiye’deki bilinen en önemli höyüklerden biri Çorum’un Alaca İlçesi’nin Alacahöyük köyü yerleşim alanı içersindedir. Burada Bakır Taş Çağı’ndan Osmanlı dönemine kadar uzanan 4 ayrı kültürden kalma 14 yerleşim yeri bulunmuştur.

 

Bu bölgede ilk sistemli kazı çalışmaları Atatürk tarafından başlatılmış. Burada bulunan güneş kursları, geyik ve boğa heykelleri, süs eşyaları, balta ve kılıç gibi savaş aletleri, pişmiş toprak kap, taş, altın, gümüş, tunç ve bakırdan yapılma eserler Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergileniyor.

 

 

Aspendos Antik Kenti

 

Antik tiyatrosu ile meşhur olan Aspendos Antik kenti Antalya il sınırları içinde bulunur. Aspendos Antik Kenti’nde bir diğer ayrıntı da M.S. ikinci yüzyıla ait olduğu düşünülen, mühendislik harikası olarak nitelendirilebilecek olan su kemerleridir. Uzak mesafelerden kente su getiren bir kilometre uzunluğundaki bu kemer dizisi eski çağlardan günümüze kalan nadir eserlerden biridir.

 

Aspendos’daki tiyatro Romalılar tarafından inşa edilmiştir ve olağanüstü akustiğiyle bilinir. Hatta anlatılan hikayeye göre Aspendos kralı şehre kimin en iyi hizmeti sunabileceğini görmek üzere bir yarışma düzenler ve kazanan ile kızının evleneceğini duyurur. Karar günü geldiğinde kral iki aday seçer.

 

Bu adaylardan biri su kemerleri kurarak kente daha fazla su getiren sistemi kurmayı başaran kişi, diğeri de tiyatroyu yapan kişiymiş. Kral birinci adaydan yana karar vermek üzereyken, tiyatroya bir daha bakması istenmiş. Tiyatroyu gezdiği sırada bir sesin derinden fısıltı halinde, “Kral kızını bana vermeli” dediğini duymuş ve çok etkilenmiş. Bu sesin sahibi tiyatronun mimarıymış. Sonunda kral kızını akustiğine hayran kaldığı tiyatronun mimarıyla evlendirmiş.


Diğer Haberler


Yorumlar